Content

9 Ocak 2019 Çarşamba

Tıp Fakültesi Okumak veya Tıpçı Olmak V1


Tıp Fakültesi Okumak veya Tıpçı Olmak V1













Harvard Üniversitesi Tıp-1970 mezunları

Hepimiz üniversite sınavlarına çalışırken,o beyaz önlüğü giymenin hayalini kurduk.(tıp isteyenler için)Geceler boyu bitmek bilmez mesailer,yırtık pırtık test kitapları arasında geleceğimizin inşasına bir tuğla koymak için bitmek bilmez bir çalışma içerisine girdik ve sonunda sonuçlar açıklandı.

YERLEŞTİĞİ YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMININ ADI
.............ÜNİVERSİTESİ
TIP FAKÜLTESİ

Artık hayatınızdaki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak....

Benim ilk günümde anlayamadığım nokta şuydu:Membran nedir?Sonrasında baktım ki çoğu insan bunu anlamıyormuş.Tek bir insan da çıkıp demedi ki:Yav hocam bu membran nedir?(Hücre zarı)

Çünkü Yılmaz Erdoğan'ın harika tespitinde olduğu gibi:
Biz yerinde ve zamanında soru sormayı becerebilen bir toplum değiliz.

İşte amaçlarımdan biri de bu bloğu okuyan herkese soru sormayı öğretmek.Özellikle de ''Neden?'' sorusunu.

Bu bölümü neden seçtiniz?
Başka yapabileceğim bir şey yoktu da ondan.Okumayı seviyorum.Fizik,matematik ve geometriyle aram hiç olmadı.Bir sayısalcı olarak da başka bir seçeneğim kalmadı ve tıp seçtim.

Tıpta nasıl başarılı olunur ki?
Kendim hiç başarılı bir insan olmamakla beraber,bu alanda başarılı olan insanların bir tek özelliği var.Deli gibi okuyorlar.Benim başarı kriterlerim arasında tıpta derece yapmak yok.Hiç beklenmedik, tembel(!) görülen insanların sevdikleri bölüme geçtiklerinde ulusal ve uluslararası birçok başarı kazandıklarını okudum.

Uzmanlığa inanan bir insan değilim.Çünkü uzmanlığın,insanların yerini robotların almasını kolaylaştırdığına inanıyorum.İnsanı vazgeçilmez ve eşsiz yapan bilgiler arası korelasyon kurma becerisidir.Bir pediatrist okuduğu ortopedi kitabından edindiği bilgiyle hastasını tedavi edebilir.Keza bir genel cerrah okuduğu bir patoloji kitabından edindiği bilgiyle tiroid kanseri teşhisi koyabilir.

Sadece okuyun.Ne buluyorsanız okuyun.Temelinizi güçlü tutun ve çevrenizdeki çok bilmişleri(!) dinlemeyin.

Tıp fakültesinde 6 sene nasıl geçiyor?

Baya hızlı geçiyor,hatta ben uzatmama rağmen yine de bitmesine engel olamadım:)

Şaka bir yana askeri eğitimden dahi ağır bir eğitimden geçiyorsunuz.İlk 3 seneniz ''ya bu benim ne işime yarayacak'' düşüncesiyle geçerken,4 ve 5. sınıfta staj denilen Türkiye de sadece hoca insiyatifine dayalı bir sistem var.Çok çalışıp kalabilirsiniz,hiç çalışmayıp şansınızla geçebilirsiniz.

Peki eğitimde ciddi eksiklikler oluyor mu?

Hem de ne eksiklikler var:)Kendisi de tıp fakültesi öğrencisi olan nişanlımla Groningen'e(Hollanda) gittiğimizde gördük ki buradaki tıp eğitimi ile varabileceğimiz nokta dünya standartlarının fersah fersah gerisinde.Çok pratik doktorlarımız var fakat iş bilimsel arenaya geldiğinde Groningen deki dönem 2 öğrencisi bizim doçentleri siler süpürür.Çünkü ilköğretimden itibaren eğitimleri buna uygun yapılıyor,kanıta dayalı bilimden asla vazgeçmiyorlar.Kütüphanelerinde current(güncel) textbooklara ulaşabiliyorlar ve derslerini bunların üzerinden işliyorlar.

Öğretim görevlileri ise ayrı bir dünya.Çoğu ismini duyduğunuz hocaları 6 yıllık eğitim hayatınız boyunca yolda dahi göremeyebilirsiniz.Çünkü işleri olan eğitim vermeyi bir kenara bırakıp,özel kliniklerinde(!) hasta bakmaya giderler.Zavallı tıp öğrencileri ise asistan abilerinden/ablalarından öğrendikleriyle yetinmek zorunda kalırlar.Bu durum ileride Türk tıbbının önemli ölçüde gerilemesine yol açacak.Göç yolda düzülür mantığıyla bilim yapılmaz,eğitim verilmez!

Sadece kendi hesaplarına çalışan akademisyenler(!!!),20 yıl öncesinin textbookları ile dolu kütüphaneler,not adı altında basılan ne olduğunu kimsenin anlamadığı sadece sınava hizmet eden kağıtlar,arada kalan ve ne yapacağını bilmeyen tıp öğrencileri...

İşte bütün mesele budur.Her şeyden önce bu çözülmelidir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Herkes için tıp kanıta dayalı,basit ve eğlenceli tıbbi bilgiler vermek üzerine kurulmuş olup blogdaki bilgiler ile tedavi yapılması önerilmez,sorumluluk kabul edilmez.

Herkes İçin Tıp©

Arama